12

Temiz Beslenme – Clean Eating Hayatımız Olmalı!

Temmuz ayından beri sağlıklı beslenme konusunda kendimce çok büyük adımlar attım. Kilo vermek adına kendime sözler verdim. Diyetisyene başladım, tahliller yaptırdım.. Diyetisyen sürecim sadece iki ay sürdü çünkü şehir değiştirince bağlantımız koptu ancak ben bu diyet olayını öyle kafaya taktım ki önce kendi kendime diyet listeleri uyguladım.. sonuç 200 gr ver sonra 2 kilo al şeklinde ilerledi.. Haliyle bir depresyon hali, aç kalmalar, sık sık yapılan kaçamaklarla ben diyet yapmaya çabaladım durdum 1 ay boyunca..

coffee-and-juice-near-salad-and-muesli_23-2147699559

Sonra baktım olmuyor.. Araştırma yapmaya karar verdim. Herkes bir sürü liste, ipucu, tüyo veriyor kesinlikle yağsız ve az beslenerek, bolca egzersiz yaparak kilo verme yönteminden bahsediyordu. Diyet ürünü olan dünyaca paketlenmiş gıda marketlerde artık raf değil reyon olmuştu. Saçma bir diyetteyim durumu içindeydim zaten 1 aydır ve elimde neredeyse hiçbirşey yoktu.

Biraz araştırmaya başlayınca birçok bilmediğim şey olduğunu görüp okumaya verdim kendimi. Deli gibi okudum ve  belgeseller izledim. Hali hazırda zaten TLC Ağır Yaşamlar programının bağımlısı olmuştum ancak yine de motivasyon konusunda zaman zaman duraklama hatta gerileme dönemlerine giriyordum. Bu arada GAPS Beslenme ile ilgili birçok şey okudum ve benim de sorun yaşadığım sindirim sistemimi az çok anlamaya başladım. Ona iyi bakınca aslında sorun oluşturanın o değil benim tercihlerim olduğunu gördüm. Bunu daha sonraki bir postta anlatacağım.. Biraz daha araştırınca sürekli duyduğum Clean Eating olayına derinlemesine daldım.. Önceden izlediğim Fed Up Belgeseli, linki aşağıya bırakıyorum, beni zaten paketli her bir üründen uzaklaştırıp, dışarıda yediğim sağlıklı! yemekleri bile soru işareti ile karşılamama sebep olmuştu. Ki ne kadar doğru olduğunu okumaya devam ettikçe anladım. Kısa sürede etiket okumadan satın almayan bir insana dönüştüm ve yakşalık 2 aydır Temiz Beslenmeye çabalıyorum. Çabalıyorum diyorum çünkü aslında günümüz şartlarında kesinlikle çabalamak gerektiren birşeye dönüştü bu. Bizde Canan Karatay beslemesine benziyor biraz. Tamamen doğal beslenme. Paketli, işlenmiş, kimyasal eklenmiş, şeker ve şeker grupları eklenmiş tüm gıdaları hayatınızdan çıkarttığınızı düşünün.. Uzun bir süre yapamıyorsunuz. Manav ile, kasap ile tanışıyorsunuz.. En yakın Şarküterileri araştırıp hayvansal yağ arayışına giriyor ya da interneti açıp hindistan cevizi yağı, Soğuk sıkım zeytinyağı arıyorsunuz.. İşin garibi bütün bu doğal dediğimiz bir çok ürün aslında işlemiş, çoklu üretim hattına girmiş bir çok üründen çok daha pahalı.. Manavdan Kasaptan aldığımız birçok ürün de marketlerden aldığımız o paketlenmiş nuggetlardan, hazır dondurulmuş ya da konserve yapılmış bir çok üründen ucuz olmasına rağmen uğraş gerektiriyor..

Ancak ortada şöyle bir durum var aslında Dünya Sağlık Örgütü’nde yayınlanan bildirilere göre günlük alınması gereken şeker miktarı 50gr mış! İZlediğim belgesellerde bunun 10-15gr arasında olduğu ve bunun değiştirildiğini göz önüne alırsak bu baya sıkıntılı bir konu olmasına rağmen hazır diyet ürünlerinde bize yağı azaltıp içindeki şekeri 0 a indirdiklerini söylüyorlar. Fakat “şeker” adını marketlerde 22 ayrı adını okuyamadığımız isim DIŞINDA aşağıdaki isimler ile de değiştirilerek eklendiğini görebiliriz,

  • Arpa maltı
  • Pancar şekeri
  • Esmer şeker
  • Tereyağ şurubu
  • Şeker Kamışı suyu kristalleri
  • Şeker Kamışı
  • Karamel
  • Mısır şurubu
  • Katı Mısır şurubu
  • Pudra şekeri
  • Keçiboynuzu pekmezi
  • Dekstran
  • Üzüm şekeri (Dextrose)
  • Diastatik
  • Diatase
  • Etil Maltol
  • Fruktoz
  • Meyve suyu
  • Meyve suyu konsantresi
  • Galaktoz
  • Glikoz
  • Katı Glikoz
  • Altın şeker
  • Altın şurubu
  • Üzüm şekeri
  • Bal
  • Glasaj şekeri
  • Laktoz
  • Maltodekstrin
  • Maltoz
  • Malt şurubu
  • Akçaağaç şurubu
  • Melas
  • Muscovado
  • Panocha
  • Ham şeker
  • Pirinç şurubu
  • Sorbitol
  • Sorgum şurubu
  • Sukraloz
  • Şeker pekmezi
  • Turbinado şekeri
  • Sarı şeker

Screen Shot 2017-11-08 at 11.18.52

Buna en güzel örnek diyet kola bence..  O şeker adı altında satılan Coca Cola Zero içeriği

İçerikte bulunan ASPARTAM dikkatinizi çektimi bilmem ama o bir tatlandırıcı grubu kimyasal. 1965’de keşfedilen aspartam, sofra şekerinden 200 kat daha tatlı ve kalorisi yok denecek kadar az. 90’dan fazla ülkenin ilaç, gıda ve içecek sektöründe tatlandırıcı olarak kullandığı bir kimyasal. Kullanılmadığı gıda alanı yok gibi.

Aspartam (Aspartyl phenylalanine methyl ester, E951)

Aspartik asit ve fenilalanin maddelerinden laboratuar ortamında sentezlenmiştir. Aspartam şeker değeri 180 dir, yani bildiğimiz şekerden 180 kat daha fazla tatlıdır. Kalorisi şekerin yarısı kadardır.

Aspartam zararları

Aspartamın içinde yüzde 40 oranında sinirsel bir uyarıcı olan “Aspartik asit” yüzde 50 oranında fenilalanin (fazla alındığında beyin için zararlı) ve yüzde 10 oranında “metil alkol” var. Metil alkol vücutta kanserojen bir madde olan formaldehite dönüşüyor. Aspartamın zararları saymakla bitmez. İtalya’daki Ramazzini Vakfı 2005 yılındaki deneylerde aspartamın farelerde kansere yol açtığını tespit etti. 1500 farenin yemeklerine Dünya Sağlık Örgütü tarafından öngörülen tüketim miktarı olan kilogram başına 40 miligramın yarısı, yani 20 miligram yapay tatlandırıcı eklendi. Bir süre sonra farelerin kansere yakalanma oranlarında ciddi artış olduğu tespit edildi. Sıcaklık arttıkça moleküler yapısı bozulduğundan pişmiş ürünlere aspartam eklemek ya da aspartamla yemek pişirmek de sakıncalıdır. Dünyada yaklaşık 6000 hazır yiyeceğin içinde aspartam bulunmaktadır. Aspartam çok ucuzdur, örneğin bir tepsi baklavada 2,5 kg. şeker kullanılır, bu miktar 5 TL’ye denk gelirken, sadece 50 kuruşluk aspartam ile aynı tat elde edilir. Aspartamın zararları: Kanser, Parkinson, MS, depresyon, kas spazmları, migren, baş dönmesi, halüsinasyon, işitme kaybı ve görme kaybı.

peek içinde sukraloza dikkat ettiniz mi kendisi yukarıdaki listede de bulunuyor.

Sukraloz (Sucralose, trichlorogalactosucros, E955)

Sukraloz doğal şeker kamışından elde edilir. Sukraloz şeker değeri 600 dür, yani şekerden 600 kat daha tatlıdır ve kalorisi çok düşüktür. Sukraloz üretimi sırasında, şeker molekülünün üç hidrojen-oksijen grubu, üç klorin grubu ile değiştirilir. Moleküler yapısından dolayı, insan vücudu sukralozu karbonhidrat olarak algılayamadığından, enerji için parçalayamaz ve kullanamaz. Bu nedenle, sukralozun kalori değeri çok düşüktür. Metalik tat içermez. Her türlü ısıl işleme uğrayabilir yapısı bozulmaz. Tadı şekere en yakın tatlandırıcı olarak bilinir. 1998 yılında ABD’de ve 2004 yılında Avrupa Birliği ülkelerinde Sukraloz’un tatlandırıcı olarak kullanılması uygun görüldü. FDA sukralozun gebelikte güvenli olduğunu deklare etmiş ve gebelikte kullanımına onay vermiştir. 50 kilo olan bir kişi için günlük toplam 250 mg sukraloz alımı güvenlidir. Splenda ve Sukraz isimli tatlandırıcılar sukraloz temellidir. 

Sukraloz Zararları

Sukraloz’un bilinen ciddi zararı yoktur ama bazı araştırmalarda yüksek doz kullanımında farelerde DNA bozulmasına yol açtığı belirtilmiştir. Önerilen dozlarda kullanınız. 

Bu sadece diyet kola adı aldtında satılan 0 kalori, 0 şeker ürünlerinden bir tanesi.. Daha nice ürünler var.. sadece etiket okumadığımız için bilmiyoruz. Ben bu duruma artık alıştım. Her almak zorunda kaldığım paketli gıdayı etiket okumadan sepete atmıyorum.

Bu sürece giriş kısmı -alışkanlıklardan kurtulmak ki bu konuda davranışsal beslenme konusunu araştırıyorum artık- zor olsa da ben bu süreçte yemek yapmayı sevdim. İşlenmemiş gıda yemenin keyfine varmamı sağlayan şeyler aslında izlediğim belgeseller oldu. Okuduklarım evet beni yönlendirdi ama istememi sağlayan motive eden o izlediğim gerçeklerdi. İzlediğim belgeseller ve linkleri aşağıda bulabilirsiniz. Aslında gıda sektörünün tütün sektörü gibi bizi bilerek ve çıkarları doğrultusunda toplum sağlığını hiçe sayarak lobileştiğini ve hükümetlerinde bu güce karşı koyamadığını- koymadığını net bir şekilde gözler önüne seren gerçekler var. Araştırmacılara ödenen paralar. üniversitelere yapılan bağışlar, derneklere ödenen fonlar, değiştirilen raporlar, ayağı kaydırılan profesörler, hızla güçlenen reklam sektörü, vergilendirmeler ve daha bir çok şey.. izledikçe insanın aktivist olası geliyor.

girl-granola-honey-blue-white-natural_1428-679

Sonuç olarak temiz beslenme akımı, clean eating, tüm işlenmiş gıdaları hayatımızdan çıkarmak. Tamamen doğanın verdiği, sağlıkla yetiştirilmiş meyve ve sebzelerle, proteinlerce zengin tahıllar ve kuru yemişlerle beslenmeye başlıyor, mutfağa daha çok girip, daha çok yemek yapmaya da özendiriyor bu beslenme şekli. Bu şekilde beslenme ile ben ciddi forma girmeye başladım. Evde yapabileceğim egzersizleri de yapıyorum. Onu da bir başka postta anlatacağım.

Sevgiler

izlediğim belgeseller ve linkleri

Fed Up link için buraya

That Sugar Film link için buraya

izleyeceklerim listesi

Food Inc.

Şişir Beni

 

Share on Google Plus