333333

Sabırlı Anne vs Sabırsız Bebek!

Sanırım son dönemlerde en zorlandığım konulardan Bir tanesi buydu. Annelik sabır işi lafını çevremdeki herkes ile paylaşır oldum:)) Oğlum inanılmaz sabırsız, ve çevremdeki herkes yaa sende de ne sabır varmış diyor bana.. Tabi bu bir destek cümlesi mi yoksa “ben olsam..” İle başlayan tavsiye niteliğinde hissettiklerini dışa vuruş şekilleri mi bilemiyorum:) 

111111

Ben sadece kendime sürekli “sen onun annesisin senin ona ne olması ya da ne olmaması gerektiğini öğretmen lazım” diyorum. Tabiki sabır sınırlarıma yaklaştığı anlar oluyor.. O zaman mutlaka kendimi telkin edecek cümleler söylüyorum hatta bazen yüksek sesle..

  • O daha bir Bebek. Seni anlamaması çok normal..
  • Tabiki seni dinlemeyecek o şuan burda neler var keşfediyor..
  • Kızmak çözüm değil sen sadece kendine zarar vermesin diye dikkat et ev temizlenir Nasıl olsa..
  • Tamam sen de aç olmadığında yemek yemek istemiyorsun.. Sadece bırak yemesin
  • Empati yap! Küçük de olsa o da bir insan..

555555

Tabiki bunların yanında dünya hayatı ve bebekli hayatı birbirine karıştırmadan yaşamaya çalışan annenin sessiz çığlıkları da yok değil.. Burada beni en çok yoran işte oğlunun sabırsızlığı. İstediği şeyin anında olması gerekiyor onun için (çünkü hep böyle oldu) yoksa çığlıklar içinde ağlamaya başlıyor aslında ağlamıyor sadece bağırıyor. Bunu önceleri zamana bıraktım.. Beni anlamıyor zannettim.. Sonraları aslında beni çok iyi anladığını (16 aylık bebek zeka gelisimi) birkaç test ile gördüm ve herşeyi ona anlatmaya başladım.. İlk Zaman’lar beni hiç dinlemedi aynı bağırmalar çığlıklar devam etti. İstediği şeyi vermek yerine yapmak zorunda olduğum şeyi (bulaşıkları makinaya dizmek mesela) adım adım ve net bir şekilde anlatarak (şuan yemek bulaşıklarını temizlenmesi için makinaya yerleştiriyorum ve bu yüzden ellerim ıslak ve oyuncağını ellersem ıslanır birkaç dakika içinde sana oyuncağını vereceğim ama beni beklemen gerekiyor.. Gibi)  sakinleşmesini bekledim. Asla taviz verip yaptığım işi bırakmadım.. Ve inanır mısınız söylediklerimi dinlemeye başladı.. Ve hemen itiraz etmeye başladı. Beni anladı ve yaptığım şeyi bırakmam için hareketlerde bulundu (önüme geçmek, ellerimi tutmak vb).. Israrla tutumuma devam edince net olmasa da 1 hafta içinde söylediklerimi duyan, dinleyen ve uyum sağlayan bir çocuğum oldu.. 

333333

Ve en önemli kısım ben, o beni her dinlediğinde, sabrettiğinde ona bu davranışından dolayı teşekkür edip sıkıca sarılıp öptüm. İlk başlarda her defasında bu sarılıp öpme olayını yaptım (hatta biraz abartılı bir sevgi gösterisi ile) ve bundan inanılmaz keyif aldığını büyük bir iş başarmışcasına Mutlu olduğunu görebilirsiniz (buna olumlu pekiştirme ile öğretme metodu deniyor- Prof. Dr. Alan E. Kazdin -a’dan z’ye pozitif çocuklar yetiştirmek) zamanla bu öpme sarılma seremonisi azalmaya başladı ama hala bazı zamanlarda uygulamaya devam ediyorum;))

Tabiki aralarda fire veriyor ama bu şımarmak ve sabırsızlık arasındaki çok önemli bir noktaydı benim için.. Doğru yapıp yapmadığımı tabiki bilmiyorum ama sonucunu olumlu aldığım için güzel bir tecrübe olarak paylaşmak istedim.. 

İlerde çırpınarak ağlayan çocuk nasıl susar ya da şımarık çocukla başa çıkmanın yollarını arayan bir anne olmaktansa şuan kendi kendine okuduklarını harmanlayarak bir çözüm bulan anne olmayı tercih ediyorum..

Share on Google Plus